Ek Gıda ile İlgili Tüm Merak Edilenler

Ne zaman? Ne ile? Nasıl? Ne kadar? başlayalım gibi tüm aklınızdaki sorulara cevap bulabileceksiniz…

Merhaba değerli anneler. Meşakkatli geçen hamilelik döneminden sonra bebeğinizi kucağınıza aldınız. Ona en değerli besin olan anne sütünü verdiniz ve bebeğiniz de sağlıklı bir şekilde büyüyor. Tabi ki bir anne olarak bebeğinizi en ideal şekilde beslemek ve sağlıklı büyütmek istiyorsunuz. Bunun için de bilgiye en kolay ulaşacağınız internete giriyorsunuz. Fakat o da ne? Sosyal medya, internet siteleri, farklı farklı yazılar ve bir de çevrenizden duyduklarınız derken kafanız karıştı değil mi? Evet internet günümüzde işimizi birçok konuda kolaylaştırıyor ama özellik isteyen konularda ise maalesef konunun uzmanları olmayanlar tarafından yapılan bilgi kirliliği nedeni ile doğru bilgiye ulaşmak zorlaşıyor. İşte biz de tam bu noktada devreye girerek sizlerin doğru bilgiyi doğru kaynaktan alabileceği, basit anlaşılır bir site hazırladık. Ve bu yazımızda da sizlerin en çok kafa karışıklığı yaşadığı; “Ek Gıda; Ne zaman? Nasıl? Ne ile? Ne kadar?” konusu hakkında en güncel bilgileri sizler için derlemeye çalıştık.

Ek Gıdaya Ne Zaman Başlamalıyım?
Tamamlayıcı beslenme (ek gıda); yaşamın ikinci 6 ayında, anne sütü ile birlikte bebeğe verilen besinlerdir. Anne sütünün yerine değil anne sütünün yanında verilir. Dünyanın önde gelen sağlık kuruluşları (Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan Pediatri Akademisi ve T.C. Sağlık Bakanlığı ilk 6 ay sadece anne sütü önermektedir. Sadece anne sütü devam edilirken ek gıdalarla tanışma 6. ayda olmalı, 6. aydan daha geç bir vakte ise bırakılmamalıdır.

Ancak burada özellikle Dünya Sağlık Örgütü’nün yapmış olduğu ilk 6 ay sadece anne sütü önerisi, bazı nedenlerden dolayı anne sütü alamayan ve mama ile beslenmekte olan bebeklerin ek gıdaya ne zaman geçişini ise kapsamamaktadır.

Anne sütünün tadı annenin yediklerine göre değişebilmektedir. Çeşitli gıda maddeleri ile beslenen annelerin bebekleri de çeşitli tatları önceden öğrenebilir. Her ne kadar bir takım ülkelerde bebekleri farklı tatlara alıştırmak için erken dönemde ek gıdaya geçme denense de, bunun ileriki dönemde faydalı olduğuna dair net kanıtlar bulunmamaktadır. Üstelik tattırmak için denenen besin öğeleri kimi zaman 6. aydan önce ana öğün olabilmektedir ve bu da çocuğun anne sütünden yeteri kadar faydalanmasının önüne geçmektedir. Üstelik ilk 6 ayda sadece anne sütü ile beslenen bebeklerin oranı %4,7 olan ülkemizde bu daha da önem arz etmektedir. Sadece anne sütü ile beslenen bebeklerde 4-6 ay aralığında kilo alımında önceki aylara göre duraklama gözlenebilmektedir. Ayda en az 500 gram civarında tartı alımının olması çoğu zaman yeterli olmaktadır. Bu yeterli görülmeyip ek gıdaya ana öğün olarak erken başlanması önerilmemektedir. Bebeklerin çoğu 4-5 ay civarında emdikten sonra hemen uykuya geçmeyebilir. Bu aylarda etrafa olan ilgi genellikle artmıştır. Kilo alımı yeterli olduğu sürece bu durum açlık olarak değil, normal olarak karşılanmalıdır. Ek gıdalara başlangıç zamanı ile ilgili kafa karışıklığı yaratan durumlardan bazıları farklı ülkelerdeki farklı uygulamalardır. Örneğin Hollanda ve İsveç’te ek gıdalara 4 ile 6. ay arasında geçilmekte fakat bu dönem sadece tanışma dönemi olmakta ve yine bu dönemde ek gıdalar kesinlikle anne sütünün yerini almamaktadır ve ana öğün olmamaktadır. Bu dönemdeki geçiş ise “küçük tatmalar”, “deneme besinleri” olarak adlandırılmaktadır. Tabi ki ülkeden ülkeye kültürel farklılıklar nedeni ile ek gıda ile ilgili değişik uygulamalar da söz konusu olabilmektedir.

Bebeklerin ek gıdaları sindirebilmesi ve vücutta metabolize edebilmesi için bağırsakların ve böbreklerin olgunlaşması gerekmektedir. Ayrıca sağlıklı ve güvenli bir şekilde ek gıdaları yiyebilmeleri için sinirsel gelişimlerinin belli bir düzeyde olması gerekmektedir. Yapılan çalışmalarda bu gelişimlerin en erken 4. ayda olduğu gösterilmiştir. Yani sağlıklı bir bebeğin kaşıkla uzatılan bir ek gıdayı güvenle yemesi en erken 4-6 aylarda olmaktadır. Çoğu sağlıklı bebek 9. aydan itibaren kendi kendilerine beslenebilmeyi, bardağı iki eli ile tutarak su içebilmeyi, aile yemeklerini (küçük parçalara ayrılmış parmak gıdaları) yemeyi becerebilirler. Burada bahsetmemiz gereken bir diğer önemli nokta da ek gıda dönemi ile ilgilidir. Yarı katı-püre halindeki ek gıdalarla tanışma ile ilgili 9-10 aylarda yapılan bazı hataların ileride önemli besin grupları olan meyve sebzelerle ilgili sorunlar doğurduğu yapılan çalışmalarda gösterilmiştir.

Ek gıdaya geçişte göz önünde bulundurulması gereken noktalardan birisi ise şüphesiz ki bebeğinizin yaşına göre uygun gıdaların uygun miktarlarda verilmesidir. Bazen anneler sütünün yetmediğini düşünerek bebeklerini olması gerekenden daha erken zamanda ek gıda ile tanıştırmaktadır. Bu erken tanışma ise aslında bebeğin ileride sağlık açısından birtakım riskler taşımasına neden olabilmektedir. Örneğin 3-4 aylıktan önce ek gıdaya geçiş besin alerjisi açısından risk oluşturmakta, yine 3 aydan önce gluten içeren besinlerin verilmesi Tip 1 şeker hastalığı riskini artırmaktadır. Ayrıca yine, 4. aydan önce ek gıdaya başlamak ileride obezite ve obeziteye bağlı sağlık risklerini artırmaktadır.

Zamanlama açısından tartışılan ve kafa karışıklığı yaratan ve çoğu besin maddesinde bulunan “gluten”, Çölyak hastalığı, şeker hastalığı gibi birtakım hastalıklar açısından önemlidir ve de genelde bilgi kirliliğinden dolayı akıllarda soru işaretleri kalmaktadır. Bu konuda en son kılavuzlara göre en net bilgiyi siz değerli annelerimize şu şekilde özetleyebiliriz: Bebeğiniz anne sütü ile beslensin ya da beslenmesin, glutenin verdiğiniz ek gıdalar içerisinde olması Çölyak Hastalığı riskini artırmamaktadır. Bebeğinizi gluten içeren ek gıdalarla 4-12 ay arasında tanıştırabilirsiniz (ancak 6. aydan sonra ana öğün olarak sunulması şartıyla). Diğer taraftan ilk tanıştırmada ne kadar gluten verileceği konusunda ise net bir bilgi yoktur.

Ek Gıda Olarak İlk Ne Vermeliyim?
Sağlıklı ve zamanında doğan bir bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişmesi için, doğru emzirme teknikleriyle ilk 6 ayda anne sütü bebeğinizin neredeyse tüm ihtiyaçlarını karşılar. İlk 2 yaşa kadar da yine anne sütünün devamı, bebeğinizin sağlıklı büyüme-gelişmesi için gereklidir. Fakat bebeğiniz 6. aydan itibaren ek gıdalara ihtiyaç duymaya başlar. Burada ek gıda seçiminde bebeğinizin yaşına uygun seçimler önemlidir.

Bebeğinizin ilk 1 yaşta hızlı büyüme ve gelişmesini sürdürebilmesi için yüksek enerjiye ihtiyacı vardır. Yağ, içeriğindeki yağ asitleri ile güçlü bir enerji deposudur. Yağdan fakir bir ek gıda seçimi, yeterli enerji için karbonhidrat ve proteinlerin arttırılması demek olacaktır ki bu da toplam ek gıda miktarının çok aşırı olmasına ve doğal olarak da bebeğinizin bu miktarda ek gıdayı alamamasına neden olur.

Sonuç olarak yağdan fakir bir ek gıda seçimi, sağlıklı büyüme ve gelişmeyi sağlayamaz. Diğer yandan yağdan zengin beslenme ise (günlük toplamda >%50 yağ içeriği) bebeğinizin diğer alması gerekli karbonhidrat ve proteinleri alamamasına dolayısıyla ek gıda çeşitliliğinin azalmasına neden olmaktadır.

Bu sebeple EFSA (Avrupa Gıda Güvenliği Ajansı); 6-12 aylık sağlıklı bebeklerin günlük alması gerekli yağ içeriğinin %40 olmasını önermiştir.

EFSA Önerileri; 6-12 aylık bebekler için

  • Yağ = %40
  • Önerilen yağ içerikleri ise;
  • Yağdan gelen toplam enerjinin;
  • %4’ü Linoleik asitten
  • %0,5’i alfa-linoleik asitten
  • 100 mg/gün dozunda da Doksohekzaenoik asit (DHA) alınması öneriliyor

Et ve Diğer Demir İçeren Gıdalar

Sağlıklı ve zamanında doğan bebeklerin demir depoları 6. ay itibariyle, bebeğin hızlı büyüme ve gelişmesinde yüksek demir ihtiyacı olduğu için artık ihtiyacı karşılayamaz ve ek demir takviyesi gerekir. Bu noktada ilk olarak verilecek ek gıdanın demir açısından zengin olması önemlidir. Bu sebeple ek gıda olarak demirden zengin bir kaynak olan kırmızı et önemli bir besindir.

Gıdalardaki demirler yapısına göre hem ve non-hem olarak ikiye ayrılmaktadır.

Kırmızı et ve sakatatlar (sağlıklı olmak kaydıyla karaciğer) “hem” demirini oluşturmaktadır. Kuru fasülye, yeşil mercimek, nohut, bezelye, yeşil lifli sebzeler, kuru meyveler, demirle zenginleştirilmiş ekmek, fındık gibi gıdalarsa “non-hem” demiri oluşturur. “Hem” demirinin emilimi “non-hem” demirden daha fazladır.

Bu bilgiler ışığında 6. Aydan sonra ek gıdaya geçişte ana öğün olarak demir içerikli gıdaların kullanımı çok önemlidir. Ek gıdaya sebze ve/veya tahılla başlanacaksa bunlara kırmızı et eklenmesi önemlidir. Diğer taraftan et dışı demir içeren gıdalar (kuru fasülye, yeşil mercimek, nohut, bezelye, yeşil lifli sebzeler, kuru meyveler gibi) demir kaynağı olarak seçilecekse bunlar içerdiği demirden kırmızı et veya saktatlar kadar faydanılamıyacağının bilinmesi gerekir. Her şeye rağmen günlük demir ihtiyacınoı karşılamak kimi zama demir takviyesi kullanmadan

Zamanlamada olduğu gibi içerikte de enerji içeriği yoğun, fazla miktarda ek gıdaya ağırlık verilmesi yine obezite açısından ileride riski artırmaktadır.

Yapılan çalışmalarda ek gıda seçiminin zeka açısından da etkisi olduğu gösterilmiştir. Bebek bisküvileri, çikolata, şekerler, şekerli içecekler ve patates cipsi gibi çocuğunuzun isteğine bırakılmış bir beslenme şeklinin ileriki yaşlarda hafif zeka geriliği yaptığı yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Burada vurgulamaya çalıştığımız nokta; ek gıdaya ne ile başlanması gerektiğinin, ilk ne verilmeli sorusunun kanıtlanmış bir cevabı olmadığıdır. İlk ne verildiği ülkeden ülkeye, kültürden kültüre değişiklik göstermekte, kimi kültürlerde ilk olarak sebze veya meyve içerikli besin maddeleri denenirken, bir kısım toplumlarda tahıl içerikli gıdalar ilk denenen gıda maddeleri olabilmektedir. Bununla ilgili kesin, net “şu verilmeli, şununla başlanmalıdır” gibi bir bilimsel veri bulunmamaktadır. Burada esas üzerinde durmamız gereken nokta; “Ne verilmemesi gerektiğidir”. Ek gıdada sağlıklı seçimler ve sağlıklı bir çeşitlilik yaratmak (farklı türde sebze-meyve gibi) önemlidir. Ancak sebze, meyve, yoğurt veya tahıl içerikli gıdalardan hangi birisi ek gıda olarak seçilirse seçilsin, her yeni girecek besin öğesinin 3-5 gün arayla denenerek diyete sokulması önerilmektedir. Sağlıklı bir bebek ek gıda döneminde bir besini 8-10 kez reddedebilir, bu besin reddi anlamına gelmemektedir. Siz değerli annelerimiz; yeni bir tat denerken, verdiğiniz lokma sebebiyle bebeğinizin yüzü, o lokmayı beğenmemiş bir hal alsa bile, o tadı denemekten vazgeçmeyiniz.

İlk 1 yaşa kadar inek sütü, bal, şeker, şekerle tatlandırılmış tüm içecek ve yiyecekler (meyve suyu, ev yapımı olsa dahi, ilk 1 yaşta önerilmez), tuzdan uzak durulmalıdır.

Ek Gıdaları Nasıl Başlamalıyım?
Sağlıklı ve zamanında doğan bebeklerin anne karnından gelen ve annenin beslenme biçimine göre yavaş yavaş şekillenen tat duyusu vardır. Bebeğinizin her ne kadar bazı doğuştan gelen bazı tatlara yatkınlığı olsa da doğduktan sonra sağlıklı bir beslenme alışkanlığı kazandırmada aileler en önemli role sahiptir.

Yapılan çalışmalarda gebelik süresince annenin beslenme alışkanlığının bebeklerin doğduktan sonra bazı tatlara yatkınlığının oluşmasında rolü olduğu ve ek gıdaya geçişte bu tatlara yatkınlığın görüldüğü gösterilmiştir. Bu sebeple de aslında bebeğinizin ek gıdaya geçiş sürecinin daha bebeğiniz doğmadan belirlenmeye başladığı, gebelik süresince de doğru ve dengeli beslenmenin ne kadar önemli olduğu görülmektedir.

Yine son zamanlarda popüler olmaya başlayan “baby-led weaning (BLW)” yani bebeğinizin ek gıdaya geçişte kendi başına beslenmesi olarak tanımlanabilecek (bebek önderliğinde ek gıdaya geçiş de denebilir) bir yöntem olarak karşımıza çıkmakta ve bu konu hakkında da çokça soru gelmektedir.

Evet nedir BLW?
Bu yöntemi bebeğinizin, klasik kaşıkla ebeveyn tarafından beslenmek yerine, sofrada önüne hazırlanmış çeşit çeşit elle tutulabilecek parçalar halindeki gıdaları kendi kendine yemesi olarak tarif edebiliriz. Bu yöntemde bebeğiniz kendi beslenmesi konusunda daha ön planda olmakta, aileler bebekleri konusunda daha duyarlı olmaktadır. Bu yöntem, daha iyi beslenme alışkanlığı kazandırdığı ve ileriki dönem obezite riskini azalttığı düşünülerek tavsiye edilmiştir. Fakat yine de bu yöntemde bebeğinizin ne kadar çeşitlilikte beslendiği, gerekli besin ögelerini yeterli miktarda alıp almadığı konusunda daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmakta, kesin olarak bu yöntemi önerecek bilimsel kanıtlar henüz tam olarak yeterli değildir. Tam da bu nedenlerden dolayı BWL’nin uygulanması önerilmemektedir.

  • Eğer bir anne vegan diyet yapma kararı alırsa; özellikle B12, B2, A ve D vitamini açısından özellikle dikkatli olunmalı, hamilelik ve gebelikte ek destek almalıdır.
  • Rezene; östragol hormonu içermekte olup, rezene çayı veya rezene yağı 4 yaşın altına önerilmemektedir.
  • Şeker/tuz/şekerle tatlandırılmış içecek-yiyecekler ilk 1 yaşta kesinlikle verilmemelidir.

Değerli anneler; sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmak sabır ve emek isteyen yorucu bir süreçtir. Fakat bu süreci başarılı bir şekilde geçirdiğiniz takdirde bebeğinizin hayat boyu sağlıklı bir temel üzerinde yükselme şansını kazanacağını da unutmayınız…

Türk Pediatri Kurumu Beslenme Platformu olarak ek gıda ile ilgili bu yazımızda en sok kılavuzlar eşliğinde

  • T.C. Sağlık Bakanlığı
  • Dünya Sağlık Örgütü (WHO)
  • Avrupa Pediatrik Gastroenteroloji Derneği (ESPGHAN)
  • Avrupa Gıda Güvenliği Ajansı (EFSA)
  • Amerika Pediatri Akademisi (AAP)

Gibi alanında söz sahibi ve güncel kılavuzlar hazırlayan kuruluşların en son yayınlanan çalışmaları doğrultusunda sizlere önerileri derledik.

Türk Pediatri Kurumu Beslenme Platformu olarak bebeklerinizi tıbbi açıdan bir engel olmadıkça ilk 6 ayı tek başına olmak üzere bebeklerimizin 2 yaşa kadar anne sütüyle beslenmenizi öneriyoruz. Ek gıdaya 6. ayda geçip, 6-9 aylarda alması gereken besinin %75’ini anne sütünden, 9-12 ay itibariyle ise ise yarısını anne sütünden alması gerekmektedir. Anne sütünün beslenmedeki miktarı 1-2 yaş aralığında ise günden güne düşmektedir.

Türk Pediatri Kurumu Beslenme Platformu tarafından hazırlanan bu yazı tamamen tavsiye niteliğinde olup tedavi önerileri yerine geçmez.

Ek gıdaya geçiş önemli bir süreçtir ve bu süreçte mutlaka kendi doktorunuzla görüşmenizi öneriyoruz. Çocuğunuzu en iyi değerlendirecek olan ve size önerilerde bulunacak olan çocuğunuzu muayene eden, bizzat gören kendi çocuk doktorunuzdur.